Her derde deva mı ‘Otomatik Pilot?’

Meditasyon inzivalarının iki önemli konusu vardır; “Cep telefonları açık mı olacak kapalı mı? Sigara içilecek mi, içilmeyecek mi?”

David Cornwell ile 2017’de gerçekleştirdiğimiz Mindfulness Koçluğu eğitimi inzivasında David ‘Telefonlarınızı kapatın ve sigara içmeyin ama eğer telefonu kapatmayacak ve sigara içecekseniz de bunu mindful bir biçimde yapın” demişti, ‘Mesela, hangi dürtülerle telefonunuza bakmak istiyorsunuz, önce o dürtüyü fark edin, birisi sizi merak etti mi diye merak ettiniz? İşler sizsiz yürüyor diye mi endişelendiniz? İlk önce hangi aplikasyona bakmak istediniz? Telefonu elinize aldığınızda ne hissettiniz? Hangi amaçla elinize aldınız, hangi aplikasyonu ilk önce açtınız ve sonra hangi aplikasyonları açtınız, aldığınız her bir bildirimde ne hissettiniz? Telefonu yerine koyduğunuzda neler hissettiğiniz? Telefonu elinize aldığınız ve bıraktığınız andaki duygularınız nelerdi?”

Sigara içmek için de aynı hattan gidebiliriz. O yakılan sigara sosyalleşmenin bir aracı mı, yoksa gerçekten fiziksel bir ihtiyaç mı? Demişti ki David, ‘İnzivada eğer içecekseniz sosyalleşmenin bir aracı olmasın, tek başınıza bir yere çekilin, sigarayı paketten çıkardığınızı, elinize aldığınızı, çakmağa uzandığınızı, sigarayı yaktığınızı fark edin, sigarayı yaktığınızdaki sesi fark edin, sigaranın ağzınızda ilk anda bıraktığı tadı fark edin, dumanın çıkışını vs.’ daha fazla devam edemiyorum zira sigarayı bıraktım, anısı hala taze…

Telefonu elimize almak, bir sigara yakmak, ağzımıza bir şeyler atmak, sebzeleri yıkamak, kendimizi yıkamak, birini dinlemek, konuşmak, yürümek, araba sürmek her gün defalarca yaptığımız şeyler…

Bir şeyi yapmayı öğrenebilmek ve bir kere öğrendikten sonra da üstünde pek de durmadan yapabilmek dünyanın en pratik şeyi. Araba kullanmayı öğreniyorsun ve bir süre sonra üstünde çok durmadan, çok düşünmeden araba kullanıyorsun…

Ortada bir mekanizma, bir düzenek var, bir teknik var, belli bir bilgiye sahip olup, bir süre emek harcadıktan sonra o mekanizmayı rahatlıkla yürütebiliyorsun. Ya da fiziksel bir ihtiyacın var, onu gidermen gerekiyor ve öğrendiğin/ezberinde olan tarzda ihtiyacını gideriyorsun.

Her seferinde, her gün yeni baştan öğrenmek zorunda kalmıyorsun, üstünde çok durmadan hemen yapıveriyorsun. Ve bu yapılan şey her neyse zamanla devamlı yapıldığı için de belli bir deneyim sonucu çok iyi yapılmaya başlanıyor; Bakınız, anne yapımı dolmalar, otellerdeki kusursuz düzendeki yataklar vb.

Bir insanla tanışıyorsun, sevmek ya da sevmemek için nedenlerin oluyor ya da aşık oluyorsun, nefret ediyorsun vs. Aşık olduğun insana mesela her gün devamlı yeniden, sil baştan aşık olabilirsin ama burada biz bizeyiz, bir süre sonra da o insana alışıyoruz, tanıyoruz hatta ciğerini biliyoruz, o pek güzel film ‘50 İlk Öpücük’deki gibi her yeni gün; bir önceki gün birinden çok hoşlandığımızı unutup ertesi gün tekrar tanışıp tekrar aşık olmuyoruz… E bunlar hayatı pratik hale getiren özellikler tabii…

Hayatımızı kolaylaştıran bu ‘öğrenme, öğrendiklerini kaydetme becerimiz’ bir otomatik pilota dönüşüyor. Sözlük anlamı ‘mekanik, elektrik ve hidrolik sistemleri kullanarak herhangi bir insan komutu gerekmeden aracın kumanda edilmesini sağlayan alet’ olan otomatik pilot olağanüstü durumlarda devreye giriyor.

Bizim sistemimiz bir taraftan otomatik pilota bağlanmaya çok uygun, aklınıza gelecek her türlü eylemi otomatik pilota bağlanarak yapabiliriz ve evet zevk aldığımız eylemleri bile… Hissetmeden, görmeden, tatmadan, duymadan…

Hayatın ve insanın devamlı değişen doğasını ise otomatik pilotla yakalamanın imkânı yok. Hayatımızı otomatik pilotla geçirebiliriz ama hayatımızı otomatik pilotla sürdüremeyiz, hayatımızdan otomatik pilotla zevk alamayız.

Otomatik pilot ‘o an’a dair ‘gerçek hislerimizi’ görmemizi, yaşamamızı, hissetmemizi engelleyebilir. Otomatik pilotla yaşanan bir hayat ‘daha’sını ister, çünkü her şey onun için çok rutin, çok sıradandır. Oysa deneyimlediğimiz şey değil, deneyimleme tarzımız rutin ve sıradan.

Hadi gelin işe biraz Mindfulness Koçluğu gözüyle bakalım; 

Aşağıdaki sorulara otomatik pilota özel bir antipatikliğimin olmadığını bilerek cevap verin;

  • Bir gününüzün ne kadarını otomatik pilotta geçiriyorsunuz?
  • Bu saatleri otomatik pilotta geçirmenin size teknik bir faydası var mı?
  • Gün içinde otomatik pilotunuzun gerçekleştirdiği eylemleri ‘siz’ devralsanız hayatınızda değişiklikler olur mu? Evetse neler olur?
  • Otomatik pilotla hayata devam etmek size ne kazandırıyor?
  • Bir günümüzü acaba nasıl en sağlıklı bir biçimde ‘otomatik pilot’ ve ‘siz’ arasında paylaştırırsınız?
  • Otomatik pilotla sizin aranızda bir fark var mı? Varsa neler?
  • Sizce otomatik pilotunuz kim? Siz kimsiniz?

Çağla Güngör ile Mindulness Atölyesi
18 Mayıs Cumartesi 15.30 – 18.00
Om Yoga Merkezi’nde

webcozumleriHer derde deva mı ‘Otomatik Pilot?’