Tümgüçlü halinizi ve geçiş nesnenizi nasıl bilirsiniz?

İz Sürücü (Stalker, Tarkovsky, 1979) “izlediğim en çarpıcı filmler” listesinde ön sıralardaki yerini aldı. Evet bu kült filmi yeni izledim. Sinema yüksek lisansı yaparken çok etkilendiğim bir ifadeyle karşılaşmıştım, sanıyorum söyleyen Yusuf Kaplan idi. Aşağı yukarı şöyle: “Film izledikten sonra kısa süre için başka tür bir canlıya dönüşürüz. Bir süre sonra yine kaldığımız yerden devam

Bilinçdışı, Unbewußt ya da Chitta. Peki ya bilinçaltı?

Hız, haz, yas, mutluluk, şefkat, arzu, bağlanma, özgürlük, acı, farkındalık, şimdide ve burada olmak, yapmak yerine olmak, acı, zihin, koşullanma, beklenti, yargı… Batılı düşünüş biçimi bu kavramlardan söz ederken Epikuros’dan giriyor, Freud’dan çıkarken illa ki Nietzsche’ye, Schopenhauer’a, Spinoza’ya uğruyor. Büyük düşünürlerin insanı sarıveren düşüncelerinden söz edilirken örneğin Bruno’nun, Schopenhauer’un, Spinoza’nın Hint düşünüşünden ne kadar etkilendiğine

Citta Vrtti, Serbest Çağrışım, Patanjali ve Freud ya da bilinçdışı

Zihnim dönüp dolaşıp Freud’a geliyor/gidiyor. Freud derken bir kişiden söz etmiyorum. Psikanaliz teorisini, onu takip eden düşünceleri, savları kastediyorum. Önce sinemayı, sevdiğim filmleri psikanalitik teori ile okumaya başladım. Sonra gittim yüksek lisansımı sinema alanında yaptım “Popüler Türk Sinemasında Hiyerarşik Maskülenlik”i bu araçla (psikanaliz) okumaya çalıştım. Benim için zor olduğu kadar çok geliştiriciydi. O dönem bu