Arzunun O belirsiz nesnesi*

“İhtiyaç ve talep arasında boşluk yaratabilmek” üzerine bir deneme Hayatınızda hiç delice arzu ettiğiniz bir şeye ulaştınız mı? Peki sonra ne oldu? O şey ile ne yapacağınızı bilebildiniz mi ya da “sıradaki” mi dediniz? Bu esnada ihtiyacınız ile talebiniz (İhtiyacın dile getirilmesi) arasındaki boşlukta (Lacan) hiç durup düşünmeyi denediniz mi, yoksa arzunuzun o boşluğa kurulmasının

Bilinçdışı, Unbewußt ya da Chitta. Peki ya bilinçaltı?

Hız, haz, yas, mutluluk, şefkat, arzu, bağlanma, özgürlük, acı, farkındalık, şimdide ve burada olmak, yapmak yerine olmak, acı, zihin, koşullanma, beklenti, yargı… Batılı düşünüş biçimi bu kavramlardan söz ederken Epikuros’dan giriyor, Freud’dan çıkarken illa ki Nietzsche’ye, Schopenhauer’a, Spinoza’ya uğruyor. Büyük düşünürlerin insanı sarıveren düşüncelerinden söz edilirken örneğin Bruno’nun, Schopenhauer’un, Spinoza’nın Hint düşünüşünden ne kadar etkilendiğine

“Türün başka bir biçime geçmesi doğal akışa bağlıdır”

Başlık; İ.S. 200’lü yıllarda yaşadığı bilinen Patanjali’nin, Yoga Sutraları’ndan.* Doğal evrim/dönüşüm zaten gerçekleşmek isterken bunun gerçekleşmesinin yolunu kapatan engellerden söz eder Patanjali ve kendi yolunda akmak isteyen ama önünde engeller olan bir akarsudan örnek verir. Bu suyun önündeki engelleri kaldırmak… İşte bu, dönüşümü başlatacak “eylem” olarak işaret edilir Yogasutra’da. Durgun sudan, akarsuya dönüşümü yani başka

Citta Vrtti, Serbest Çağrışım, Patanjali ve Freud ya da bilinçdışı

Zihnim dönüp dolaşıp Freud’a geliyor/gidiyor. Freud derken bir kişiden söz etmiyorum. Psikanaliz teorisini, onu takip eden düşünceleri, savları kastediyorum. Önce sinemayı, sevdiğim filmleri psikanalitik teori ile okumaya başladım. Sonra gittim yüksek lisansımı sinema alanında yaptım “Popüler Türk Sinemasında Hiyerarşik Maskülenlik”i bu araçla (psikanaliz) okumaya çalıştım. Benim için zor olduğu kadar çok geliştiriciydi. O dönem bu

YogaBizz ve Siz ve Biz…

Yoga ve meditasyon çalışmalarımızı farklı alanlarla zenginleştirmeyi seviyoruz. Bu pratikler bizim için hayattan kaçtığımız küçük adalar değil, hayatın içinde daha sağlam ve köklü durmamızı sağlayan kanallar. Atölye çalışmalarımızda, eğitimlerimizde, stüdyo ve özel derslerimizde sizlerle bunu paylaşıyoruz. Şirket çalışanlarıyla yaptığımız grup dersleri, “Yogaya başlangıç programı”, üniversite öğrencileri, bazı sağlık problemleri olan özel ders katılımcılarımız, stüdyo derslerimize gelen