Çağla Güngör

Çağla Güngör, Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Sinema Bölümü mezunudur. 17 sene boyunca kurumsal hayatta İletişim ve Pazarlama Müdürü olarak görev alan Çağla, Philippe Starck, John Hitchcox gibi isimlerle birebir çalıştı. İletişim danışmanlığı yapmayı ve içerik üretmeyi sürdürüyor. 2012 yılında Yoga’ya, 2015 yılında Yoga eğitmenliğine başladı. Bora Ercan, Devrim Akkaya ve David Cornwell’den eğitimler aldı.

Nilüfer Eyiişleyen

Nilüfer Eyiişleyen, Marmara Üniversitesi Gazetecilik Lisans, Bahçeşehir Üniversitesi, Sinema Yüksek Lisans mezunu. Reklam metin yazarı; seyahat, sinema, ekonomi temalı dergilerde editör; uluslararası markalara kurumsal iletişim hizmeti veren ajanslarda yayın koordinatörü olarak çalıştı. İletişim danışmanlığı yapmayı ve içerik üretmeyi sürdürüyor. 2011 yılında Yogaya, 2015 yılında Yoga eğitmenliğine başladı. Bora Ercan, Angela Farmer, Victor Van Kooten’den eğitimler

Nasıl İyi Hissederiz?

Rüyalarımız, arzularımız, hedeflerimiz ne olursa olsun, hepimizin cevabını bulmak istediği ortak bir dizi soru var: Nasıl mutlu, huzurlu, sağlıklı olurum, nasıl iyi hissederim? Mutlu, huzurlu, sağlıklı olabilmek için birtakım alışkanlıklar edinmeye çalışıyoruz ya da bazı alışkanlıklardan vazgeçmek için uğraşıyoruz. İnsanı, insan psikolojisini, insan davranışlarının arkasında yatan gerçekleri anlayabilmemiz için güzel bir dönemde yaşıyoruz. Batı tıbbının

Bir gece macerası 2, Mindful Hikayeler

2019, soğuk bir hafta sonu. Benim için sadece soğuk bir hafta sonu değil, çok önemli bir hafta sonu. Uzun süredir hazırlandığım bir eğitimi vermeye başlayacağım bir hafta sonu. Gözümü cumartesiye, midem burula burula açıyorum. İçimdeki ses ile bedenim sanki iki farklı dil konuşuyor ve birbirlerini anlamıyor; İçimdeki ses “Her şey yolunda gidecek” diyor, omuzlarım, ellerim,

Bir gece macerası, Mindful Hikayeler

Geçen kış gecenin bir yarısı, bir örneğini ancak Pembe Panter filmlerinde görebileceğimiz, peş peşe yaptığım sakarlıklar sonucu, sol ayağımın serçe parmağını çok derin bir biçimde kestim. Evdeyim bu arada, tenha bir ormanlık arazide, karanlık bir deniz kıyısında falan değil, kendi yatak odamda… Bütün olay, yatağım ve başucu komodinim arasındaki o küçücük metrekarede gerçekleşti. Nasıl olduğunu

Uzaktan yoga

Yoga bilgisini paylaşmak için eğitim almaya karar verdiğimde bir film arasındaydım. Hangi film olduğunu keşke hatırlasam. Hangi sinema, hangi koltuk ve bir gün ortası olduğunu anımsıyorum. Pandemiden önce sıklıkla yaptığım gibi sinemada tek başıma film izlemenin tadına varıyordum o gün de. Antrakt oldu, ışıklar yandı, reklamlar başlamadı, çoğunlukla olduğu gibi koltuğumda oturmaya devam ettim. Arayan

Tümgüçlü halinizi ve geçiş nesnenizi nasıl bilirsiniz?

İz Sürücü (Stalker, Tarkovsky, 1979) “izlediğim en çarpıcı filmler” listesinde ön sıralardaki yerini aldı. Evet bu kült filmi yeni izledim. Sinema yüksek lisansı yaparken çok etkilendiğim bir ifadeyle karşılaşmıştım, sanıyorum söyleyen Yusuf Kaplan idi. Aşağı yukarı şöyle: “Film izledikten sonra kısa süre için başka tür bir canlıya dönüşürüz. Bir süre sonra yine kaldığımız yerden devam

Erdem, zorbalık ve dijital zorbalık üzerine

Bu iki kavramın (erdem/zorbalık), zıtlıkları itibariyle, birbirini çok iyi tamamladıklarını düşündüm. Zorbalık kavramını Lacancı ve Freudien okumalarım, deneyimlerim, gözlemlerim ışığında, erdemi de Batı, biraz Doğu felsefesi ışığında ele alıyorum. İlk gözlemimi şu cümleyle ifade edebilirim: Bugünlerde zorba olmak “elimizin altında”. Fark etmiyoruz bile. Gerçi kimse de kendi kendine “Amma da zorbayım” demiyordur herhalde. Dese belki